26.07.2012

Bakarken

Çok hüzünlü gelmişti bana yalnız yürüyüşü. Başını eğmiş, gözleri yerdeydi. Belki kendini mutluluktan salmıştı çimlere. Ben hüzün dediğim bakışlar belki dalgın bir aşktı. Ama gene de o sallana sallana yürürken ellerinden tutmak istedim.

‘şşş!’ demek istedim. ‘tamam geçti’ demek onu omzuma yaslarken. Belki de kırılıp çok içmişti, çünkü tanıdık bir boşvermişliği vardı. Geçici. ‘bende yaşadım.’ demek istedim bu kadına. ‘yarın tekrar başlayacak, o zamana kadar uyu koynumda.’

İnanır mıydı bilmem… kıskanmamak istedim ama olmadı. Ben kırılırken kimse dikkat etmezdi çatlaklarıma. Oysa bu kadında incinmişlikler hem öyle belirgin hemde öyle saydam duruyordu ki. Kendimi alamadım onun yalnız yürüyüşünden. Bir ben mi fark ediyorum diye baktım çevreme. O uzaklaşıp araya mesafe katarken daha da hüzünlü geliyordu. Ve garip bir şekilde ona bunu öyle yakıştırmıştım ki başka şekilde dikkatimi çekemezdi.

Seslenemedim o yüzden. İçim, çığlıklar at gözlerini yerden kaldırsın, derken bile.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder