12.08.2012

El ele tutuşmak

Kadın durakta beklerken gördüğü çifte dalgın dalgın bakıyordu. Ne zamandan beri gülümsetmek yerine hüzünlendiriyor, diye düşündü. Keşke ‘ah ne güzel’ diye imrenen sesleri dinleyip başını o tarafa çevirmeseydi.

Hani uzun zamandır birlikte oldukları için övünen yaşlı çiftler, bana ümit vermiyorsunuz. Tam tersine umutsuzluğa da düşürüyorsunuz, ben niye beceremiyorum diye. Mutluluğunuzu değil de o kötü zamanlarınızı anlatsanız. Çünkü mutluyken duruyoruz yan yana, ben zor zamanları merak ediyorum. Zar zor yürürken el ele tutuşan çiftler, hayır bana hiç yararınız olmuyor. Birleştirdiğiniz elleriniz arasında içimi burkuyorsunuz.

En azından biriniz, çok zor tutuşturuyoruz bu elleri dese. Yada ne sadakatsizlikler, yalanlar gördük ama bırakamadık dese. Yada en azından, zor günler için bir formül bulduk, kolay olmadı dese. Yoksa masal gibi geliyor ve ben niye tutturamıyorum diye çıldırıyorum.


Düşüncelerinden silkelenip o gülümsemeyi kadında yüzüne taktı. Ne güzel gerçekten, dedi parmağındaki alyansla farketmeden oynarken.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder