24.09.2012

mutualizm

Bu ara bir nişandır düğündür gitti. Tabii artan evliliklerle birlikte sorular da artıyor: ‘’eee darısı başına. Sen nişanı nasıl düşünüyorsun votka, gelinliğini düğününü zartı zurtu nasıl düşünüyorsun???’’

Evlilik hakkında pek yorum yapamam da sevgiliyle yaşamak hakkında kısacık birkaç bir şey yazabilirim.
Beraber kaldığımız ilk zamanlarda her gün birkaç kez sevişip öyle uykuya dalarken zamanla ‘şu yemeği yapalım, şu sosu deneyelim’ tıka basa yemek yiyip kardeş kardeş uyumaya dönüştük. Kendimi uzun yıllardır birlikte olup her gün sevişen olmaz diye sakinleştirmeye çalışıyordum. 

Yemeğe gelince, adam çok güzel yemek yapıyor ama 2 kişiye değil de 12 kişiye yapıyor gibi bir mutfak bırakıyor ardından. Bir keresinde tencerenin içinde canlılar yaşamaya başlamıştı. Ama son zamanlar hiç pis değildik.

Birde çok sürprizli bir insan olduğum için(!) evin ummadığı bölgelerinde kuru yemiş, sigara, içki saklıyorum. Hepsini o yemesin/içmesin ben yiyeyim diye. Cimriliğin bu kadarı yani. Ama böyle böyle zengin olan insanlar var.

Kavgaların az olması için sanırım herkesin evin içinde bir köşesi olmalı. İnsan yalnızlığını özleyebiliyor çünkü. Gece uykumun arasında gözlerimi açtığımda bazen ona sinirleniyordum. Bir tekmeyle yataktan atasım geliyor, sanki biraz uzaklaştırırcasına. Gülümsüyorum sonra, uyurken elimi tutuyor. Birde sabah onunla, kokusuyla uyanmak var. Stresli bir şekilde eve geldiğimde beni kollarının arasına alıp uzun uzun konuşması var. birde huzur falan...
Neyse burada bitiriyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder