25.11.2012

Nereye kadar

Eve girdiğinde içini nedensiz bir tedirginlik kapladı. Karanlıktı, ışığı yakmadan yavaş yavaş ilerledi. Uyuyor olmalıydı. Salona göz gezdirdi, her şey bıraktığı gibiydi. ve sevdiği adam koltukta kıvrılmış uyuyordu.

Onun tam karşısındaki koltuğa sessizce oturdu. Yüzüne baktı, gülümsememek elde değil. Ama tebessümü fazla uzun sürmedi, çünkü uzun zamandır beyninin kıvrımları arasında sinsice dolaşan bir düşünce vardı, evin sessizliğiyle birlikte patlak verdi. Ya ayrılırsam?

Evlilik aşamasındaki arkadaşları, yeni evli çiftler, şu sıralar kiminle konuşsa hepsi emin, hepsi kararlı, hepsinin gözü kesinlikle başkasını görmeyecek. Oysa kadın, bir zaman sonra bazılarının böyle olmayacağına emin. Bu sonsuza kadar hayalleri ise kendini sorgulamasına neden oluyordu.  Zaten kadın, filmlerdeki romantik konuşmaları değil gösterilmeyen düzüşmeleri merak ederdi.

Bu sefer ayrılık sonrası onu da düşündü. Birbirleriyle değişen hayatlarını, alışkanlıkları, uyumlarını.  Toparlanmamız ne kadar zaman alır? Hep ‘daha çok’ diyen bir kadın olmuştu onunla. Daha çok sev, daha çok seviş, daha çok özle beni! Yaşarken nasıl izler bırakacağını düşünmeden yapmıştı bunları. Şimdi ise ilk defa tedirgindi. Onu çok seviyordu, gerçekten çok,  ama gene de bunları düşünmesini engellemiyordu işte.

Belki de sevgililerimizi uyurken seyretmemeliyiz. O farkında bile değilken yüzüne bakıp dakikalarca düşünmemeliyiz.

Canı sıkkındı. Uyandırıp sorsa ne yanıt alacağını iyi biliyordu. Ona göre ilişkilerine bir sorun olmazdı. Bir ömür sürerdi. İstemedikçe aldatma olmazdı. Cinsellik her zaman çok da önemli değildi. Yorgunlukla gözlerini kapadı. Kadın hiçbir zaman bunlardan emin olamazdı.

Biri ona söylese rahatlayacak belki, Gittiği yere kadar diyip yola çıkmak, sonsuza kadar diyerek çıkmaktan daha gerçek, değil mi?


19.11.2012

Kavgalar arzuya engel mi


Sarhoşken sevişmeyi pek sevmediğimi bildiği için tüm gün şarap şişesini uzak tuttu benden. Geceye dair bazı planlarımız vardı. Ama ne olduğunu anlamadan ufak bir şeyden kavga çıktı. İçimizde biriktirdiğimiz çok şey varmış meğer, patladık. Bu sefer alttan almadı.

O kavgalıyken sevişmek istemez. Bazen onun aradığı kadın olmadığımı hissediyorum. Belki daha sakin, uyumlu, onu yormayan bir kadınla daha mutlu olabilir. Benzerini kendim için de düşünüyorum. Ama onu başka bir kadınla mutlu olduğunu düşününce tırnaklarım öyle uzuyor ki…

‘’bitti!’’ dedim. Uzun zamandır ayrılık lafını ağzıma almamıştım. Kararlılığımı görünce özür diledi -ki tek haksız o değildi. Fırsatım olsa biraz uzaklaşırdım, ama başka bir şehirde arkadaşlarında kalıyorduk ve o gece de beraber yatmak zorundaydık.

Gömleğinin kollarını yukarı sıyırdı, bileklerini izlemeyi çok severdim. Ardından bir sigara yaktı, sigara içişini de izlemeyi sevdiğimi bilir. Uzun süreli birlikteliklerin en sevdiğim özelliği, bazı şeyleri söylemeden de anlıyor olması… Öfkeme rağmen o an aklımdan neler geçirdiğimi, kalbimin nasıl hızlandığını çok iyi biliyordu. Aynı oda içinde hiç konuşmuyorduk. Üstümü değiştirirken de bakmayıp arkasını döndü ki çıldırdım.

Sevişmeyip onu şaşırtmayı çok isterdim. Ama bu kadar istiyorken dokunmamayı kendime ceza olarak görüyorum. Tüm düşünceleri kafamdan atıp kucağına çıktım. Sonra da koynunda uykuya daldım, alıştığım gibi. Uyandığımda ise bazı düşünceler dolanıyordu beynimde, hani uzun süreli birlikteliklerin o çok sevdiğim özellikleri bazen korkutuyor beni. Ama her korkumda, tedirginliğimde yanımda olan adama bu durumu anlatamazdım. Onu uyandırıp tekrar seviştim. 


12.11.2012

Haberin yok

Uzaktan sigara içişini dudaklarını ısırarak izlerken o sanki küçük kız kardeşiymişsin gibi çenenden tutar ve ‘’bir sıkıntın olursa haber ver.’’ der. Sigarayla karışık kokusu yüzüne vurur, gizlice içine çekersin.

Sigara paketlerinin üzerinde ‘öldürür’ yazıyor ya. Hah!

Haber vereyim dedim.