19.05.2013

iyi bok yer 2

Telefonuna baktı. Neredeyse 2 saati vardı. Belki de uzun zamandan sonra ilk kez bir yere geç kalmayacaktı. Sabahları ya uyuyakalıyordu yada istanbul’un trafiğini öğrenememişti hala.

Yalnız 2 saatte kısa bir zaman değil. Dışarıda tek başına canının aslında istemediği çay yada kahve içmek yerine oyalanacak başka şeyler aradı. Gözleri vapur iskelesine takıldı ve bindi hiç düşünmeden.

Hava güzeldi, güzel bir bahar sabahıydı, güneş yüzüne vuruyordu. Deniz havasını içine çekti.

Ve yabaniliğine küfretti.

Birkaç akşam evel, bir masanın etrafında bir sürü insan toplanmış, içiyorlardı. Ama yabani kadınımız biraz gergindi,  masada tanımadığı fazla insan vardı ve ne konuşacağını da bilmiyordu. İşin kötüsü bir adam sandalyesini ona çevirmiş, iletişim kurma çabasındaydı. O kadar dolambaçlı, anlamlı ve çok konuşuyordu ki bir ara memelerinden birini ağzına tıkadığını hayal etti. ama adamın otoritesinden utanıp gözlerini tekrar birasına çevirdi. Yaşça büyüktü ve güzel bir parfümü vardı. Biraz alkolden biraz utangaçlıktan yanakları yanarak dinledi onu.

Adam sandalyesini daha da yaklaştırıp onunla ilgili sorular sordu. Madem merak ediyor, 

Bazenleri kendisini parmaklamakla meşgul. Bazenleri de içer. Kafası klozete dayalı uyuduğu zamanlar da oldu, geçti. Bazı geceler de kıskançlıkla uğraşır. Ama onunki iyi niyetli kıskançlık. Kendi halinde. Gene de onu öyle görmek istemezsin.

Ama tüm bunların dışında başka, kısa cevaplar verdi. Hani bazen öyle konuşurlar ki ne diyeceğini bilemezsin. Yada bu kadın bilmiyor, insan ilişkileri biraz zayıf. Sigarasından duman alıp gülümsedi ona. Sarhoş olsa çenesi düşerdi ama o gün ı ıh, şanssızlığı üstündeydi.

Gecenin sonunda adam, ‘konuşmayı pek sevmiyorsun galiba’ dedi gülümseyerek. Zeki adamın hali başka.

Vapurdan iner inmez sigarasını yaktı ve yürümeye başladı. Kendine bir sahil bulmuştu gene. Bu kadını bir sahil kenarında elinde sigarası telaşlı telaşlı yürürken görebilirsiniz. Biraz yabani gibi görünse de kimseyi ısırdığı görülmemiştir.

Ve uzun, dalgın bir yürüyüş sonunda saatine baktı.

Tabii ki gene geç kalmıştı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder