14.06.2013

mühim değil

Bir adamın ardından mühim değil dedim ve lanet o zaman başladı. Uyandırmadan yastığındaki saçlarımı toplayıp çantama tıktım. 20 küsürlerde, yaşımdan biraz büyük bir aşka dalmıştım ve bir şey başımı sudan çıkardı.

Birkaç gece sonra, uyumaya çalışırken odama yaklaşan topuk sesleri duydum. Bir kadın sessizce kapıyı açıp yatağıma yaklaştı. Yüzü ifadesizdi. Hiç göz göze gelmeden sakince avucumun içine elinden bir sürü kurtçuk bıraktı. Yutmam için. Sevgililerine pek şefkatli davranmayan bir kadının yalnızlığı da ona şefkatli değildi.

Ziyaretleri genelde gün aşırıydı ve mutlu mutsuz fark etmeyip gelirdi. Bazen insaflı davranıp ardından su da uzatırdı. Zamanla onunla konuşmaya da başladık. Aşka inandığım için bana aptal derdi ama aşka inanırdık çünkü iyi gelir. Birinin bizi en boktan halimizle bile sevdiğini bilme fikri güzel.

Burnumu omzuma her yaklaştırdığımda kokusu gelirdi ve bir adamın kokusunun üzerime nasıl sindiğine şaşırırdım. Genelde saçlarımı örmekle meşguldüm. Ve hissizleşmeyi umarak, güneşin altına serip kurumayı bekler gibi öylece uzanırdım.

Midemdeki küçük kurtçuklarla, açık kalmasına dayanamadığım saçlarımla, kimseye dokunmak, dokunulmak, fazla konuşmak, fazla insan katlanamadığım bir dönemde tek düşündüğüm,
mühimdi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder