30.12.2013

itiraf mitiraf

Aslında düşünüyorum da aşk konusunda çoğunlukla şanslıydım ben- biri hariç. Ama o biri herkeste var değil mi? içimden geldiği gibi davrandım hep, plansız programsız. İtiraf da edeyim, bir anı bir anına tutmayan bir kadınım ben. Gene de bir tutarlılığım tutku oldu. Onu eksik edemedim. Bazen bittiğinde kaltak olduğumu duydum. Birbirinden farklı adamların aynı fikirde olmalarına bakılırsa belki de haklılardı, kim bilir… (Başka bir gözlemim ise, bunu duyduğunuzda üzüldüğünüzü özellikle görmek istedikleri. Ben hiç beceremedim.)

Dokunarak daha kolay anlaştım. Bu beni kolay mı yapıyor bilmiyorum. Bazen neyimi sevdiklerini düşündüm. Sonra dedim ki, bana ne? Onları ilgilendiren bir şey olabilir bu. Sanırım sevdiğim adamı fazla kurcalamayarak iyi yapmadım... Her neyse, dokunmaktan, bağlanmaktan çekinmedim hiç. Biri hariç. Ama o birinin gene herkeste olduğunu varsayıyorum. Yoksa birbirimize bu kadar yorgun başka türlü nasıl gelebiliriz?

Bazen nasıl kızgın hissetmediğimi sorardım kendime. Sanki içime ‘olması gereken buydu’ diye öten bir çalar saat kurmuşlar... hatta canımı tek sıkan kırgınlıktı, ama düşünüyorum da bunu da hiçbir zaman söylemedim. Birine aşık olup ve bir şekilde kaybettiğinde insan yeni yeni huylar ediniyor sanırım.

Ama mutlu haberi sona sakladım, insan tekrardan aşık olabiliyormuş!
(şanslı deme kısmı aslında bundan dolayı.)

2 yorum: