28.01.2014

Birkaç yıl önce. Bir yemeğe gitmiştim ve birbirini pek tanımayan insanlar bir masada toplanmıştık. İçlerinde uzuun zamandır görmediğim birkaç akrabam da vardı. Sosyalleşme çabasında devamlı sohbet dönüyordu. Ve masadaki tek deve dikeni bendim. Kısa kısa cevaplar verip genelde susuyordum. İstemediğimden değildi aslında, beceremediğimden. Samimi gelmiyordu. Üstelik anladığım kadarıyla çoğunun düzenli bir hayatı vardı. Ben nerede kalıyorsun sorusuna 3 yer içinden hangisini söylesem uygun olur diye düşünüyordum. Hele biraz meraklı çıktıklarında işim daha zorlaşıyordu.

Zaman geçip kaynaşmalar başlamışken yanıma bir adam geldi. Konuşma yaratmaya çalışıyordu ama tarzı rahatsız ediciydi ve benim de sabrım yoktu. Tersledim. Soğuk nevaleliğime birde aksiyi eklemiştim böylelikle. Evde sevişmek varken neden orada olduğumu bir türlü çözememiştim. Sonra masadaki bir kadının, beni daha önceden tanıyan bir arkadaşına işaret ettiğini gördüm. ‘’bu kızın nesi var?’’ dedi. İyi mi bu gibi. Gecenin o saatinden sonra kafama birde acaba bir sorunum mu var benim diye dert aldım. Kaçmak için bahane arıyordum ki sevgilim mesaj attı, ‘’seni almaya geliyorum’’  diye.

İnimize doğru yol aldık…

ve aramızda kalsın, hala beceremem böyle ortamları.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder