27.09.2014

silmek üzere yazıyorum

bu aralar kendi kendime pek dertleşiyorum. sevdiğimden değil, sanırım yalnızım. çok cool olduğumdan sevgilimle de konuşmam bunları. geçen küvette sıcak suyun etkisinden biraz çözüldüm, ''sen de olmasan çok yalnız hissediyorum...'' dedim. ''evet, biliyorum'' dedi. bir daha da anlatmam...

nasıl koyduysa bana o 'evet', gittim facebook açtım ilk kez. görüşmediğim arkadaşlarımı görürüm belki bu bahaneyle dedim, kendimin ne mal olduğunu unutarak.

ardından salondaki koltuğu oynatmaya devam etmeye (bir gariplik var, bir türlü nereye koysam olmuyor) ve evde ne varsa onları karıştırıp yemek yapmaya geri döndüm.

insanlar -ne bileyim anne- baba, cenazede rastlanan akrabalar, bavulumu görünce mutlaka soran bakkal amca, komşular falan- nikahlı sevişme istemiyorlar mıydı? e iyi işte bi yerden başlayalım dedik...  meğer tüm tantana bundan sonra başlıyormuş... oysa işi kolaylaştırmaları gerekmiyor muydu? yok erken yok geç yok maddi durum... bir anda samimiyetsiz bir şekilde kıymete biniyorsun ama yalnızlık konusunda bir değişim yok.

-gene de kendime not ettim, sevdiğimiz insanlara hayatı kolaylaştırmalıyız. en azından bunu onlara biz yapmalıyız.-


anladım ki tartışmalardan beslenenler var. (yeni mi anladın?) vücuda alınması gerekli aminoasitler gibi, belli aralıklarla buna ihtiyaçları var. birde tartışma öncesinde alkol almam için özellikle ısrar ediyor. gerek yok, beni ayık kafayla da rahatlıkla yenebilir. artık kolay pes edip inime kaçıyorum.

bunlar aramızda kalsın.

2 yorum: