5.04.2015

ıslak kurabiye ve yalnızlık

Birilerinin birilerini becerdiğini, eğlendiğini, içtiğini, gezdiğini ve daha birçok aktivitede bulunduğunu düşünürken kurabiyeleri fırına verdim. Beyefendinin gelmesine daha 1 saat var.

Ne yazık ki sevgilin varsa yalnız değilsin, düşüncesi hakim olduğu için ya da kendimi böyle teselli ettim, her neyse, bu kurabiyeler gene bitmeyecek. 2 kişi bir yere kadar yiyebiliyor çünkü. Önceleri insanları gelin içeriz, diye çocuğa şeker verir gibi kandırmaya çalışıyordum. Ama artık kabullendim.

Bilmişliğimi, huysuzluğumu ve aksiliğimi düşünüp harmanladığım bir gecede aklıma şöyle bir görüntü geldi; uzun burunlu, uzun çeneli, çatık kaşlı, kazanında kurabiyeler yapan bir cadı. Ne yalan söyleyeyim azıcık kırıldım. İnsanlara attığım 0.5lik adımları da atmayacağım işte, dedim.

Eskiden, samimi değil, böyle şey mi olur, bik bik bik diye etrafa bok atardım ama sonuçta sabahtan akşama kadar evde yalnız olan benim ve öyle ki bırakın çiçeği böceği, bardakla mumla konuşmaya başladım. Sanırım değişmeyeceğim de...

Ama hani, gene de, canın ıslak kurabiye falan çekerse yani, burada var. Boşuna dışarıya para verme diye diyorum sadece.

1 yorum: